kronik ruh hastaliklari psikozlar sizofreni.. - Ruh Sagligi - saglik,arsiv,estetik,güzellik,makyaj,moda,güzeller,sex,cinsellik,mankenler,bebek,çocuk bakımı,hamilelik,hastaneler,hastalıklar,ergenlik,sivilce,lohusa,kızlık zarı,sperm,doktor,cocuk bakımı,annelik,kalpde ritim bozukluğu,böbrek üstü,böbrek taşı,taş düşürme,böbrek iltihabı,kalp hastalıklardan korunma,tıkanan kalp damarlarını nasıl açılır,böbrek iflası,kalp hastalığına doğal çözüm,kalp ile ilgili bilgiler,kalp ameliyatı,kalp hastalığının bitkisel tedavisi varmı,kalp hastalıkları,kalp damar tıkanıkları,böbrek,yararlı yiyecekler,kalp krizi nasıl olur,kalp krizini nasıl önlenir,kalp çarpıntısı,böbrekte büyüme,kekemelik,kekemelik hastalığı neden kaynaklanır,böbrek hastalıkları,kekemeliğin bitkisel tedavisi,kekemelik nasıl tedavi edilir,tedavisi,gözün kornea tabakası, böbrek ağrısı,çocuklarda kekemelik,böbrek nakli,kekemelik hakkında bilgi, böbrek ameliyatı.- .::Sağlık Arşivi::.
 

Sitede Ara Webde Ara
à ÃÂ
Ger 0 1¤7¡Ã¬ek V
Vajina Resimleri
Soya Epiliz Lap0ââ‚
Vajinadacsivilce
Tüm Arananlar
 
 
 
Ruh Sagligi

Kronik Ruh Hastaliklari Psikozlar Sizofreni..

Kronik ruh hastaliklari psikozlar sizofreni ve ilaçlar

Kronik Psikozlar
Psikoz dedigimiz hastaliklara psikiyatride sik rastlanir. Bunlar genellikle kronik, yani uzun süren hastaliklardir. Bu grup içinde en çok karsilasilan sizofrenidir. Sizofreni disinda süre olarak sizofreniden kisa süren psikotik hastaliklar yaninda kronik olarak seyreden hezeyanli bozukluk da görülebilen hastalik tablolaridir.

Sizofreni Nedir?
Genellikle genç yaslarda baslayan, kisiyi gerçeklerden, dis dünyadan koparip kendi içe kapanik dünyasinda yasatan, düsünce, idrak, konusma ve davranis problemleri gösterebilen bir ruh hastaligidir. Eski dönemlerde kullanilan “erken bunama” ifadesi artik kullanilmamaktadir. Genellikle 15-40 yaslari arasinda ortaya çikar ve toplumda ortalama yüz kisiden birinde görülür. 40-45 yaslarindan sonra nadiren ortaya çikar.

Sebebi nedir?
Sebebi kesin olarak bilinmemektedir.
· Kalitimsal
· Biyokimyasal
· Çevresel faktörlerin rol oynayabildigi söylenebilir.


Sizofreni, kalitimsal yatkinlik zemininde çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çikabilen bir hastaliktir. Genetik etki çevresel etkiden agir basmaktadir. Sizofren birinin çocugunda sizofreni çikacagini söylemek dogru degildir. Bir hastanin birinci derece akrabalarinda ortalama sizofreni riski %8-10’dur. Ana-babadan biri hasta ise risk %12.5-13.8, ana-babanin ikisinin de . hasta olmasi halinde risk %35-46’dir.

Baslangici ve seyri nasildir?
Sizofreni çok degisik gidis ve sonlanis özellikleri gösterir. Sinsi ve yavas sekilde baslayabildigi gibi, ani-birdenbire seklinde ve her çesit psikolojik stresle de baslayabilir. Seyri sirasinda alevlenmeler gösterebilir. Bu alevlenmeler kendiliginden veya tedavi ile yatisabilir. Bazi hastalik tablolari ise kroniklesir ve süregen . bir seyir izler. Hastalik bazi insanlarda ise iyilesmeler ve tekrarlanmalarla devam edebilir. Kimi hastalarda da az çok, hatta tamamen iyilesme söz konusu olabilir. Hastaneye yatarak tedavi edilmis hastalar, sürekli ilaç kullanmis olsalar bile, yaklasik %35-40’i ilk yil içinde ikinci bir nöbet gösterebilirler. Nöbet sayisi arttikça kroniklesme ihtimali artar. Hastaligin gidisi ve sonlanisini önceden kestirmek hemen hemen imkansizdir. Yillarca agir sizofrenik durumda olup da normale yakin sosyal ve is uyumu yapabilecek kadar iyilesenler az degildir. Izleme çalismalari sizofreniklerin en az %30-40’inin orta ve iyi derecede düzeldiklerini, aile, is ve sosyal uyum yapabildiklerini göstermektedir.

Belirtileri Nelerdir?
Sizofreni için tipik sayilacak bir belirti yoktur. Hasta görünümü, konusmasi, kendini ifade etmesi, düsünce ve davranis problemleri ile kendini belli eder.
· Önemli hasta grubunda belirgin ilgisizlik, donukluk ve vurdumduymazlik söz konusudur.
· Kendilerine bakimlari azalir ve tuhaf giysiler içinde görülebilirler.
· Konusma bazen anlasilir olabilirken, bazen de daginik, belirsiz ve tutarsizdir. Gereksiz ayrintilar, kelime uydurmalar . ve ses olarak birbirini çagristiran kelimelerle dolu olabilir.
· Darmadaginik, tuhaf, tekrarlayan hareketlerin yapilmasi ve kendisine veya baskalarina yönelik saldirgan davranislar seklinde davranis problemleri yasanacagi gibi, davranis hiç hareket etmeme, devamli bir noktaya bakarak hiç konusmama veya her seye karsi çikma seklinde de ortaya çikabilir.
· Bazi sizofrenler önemli düsünce bozukluklari yasarlar. Baskalari tarafinda takip edildiklerine, öldürüleceklerine, kendilerine kötülük yapilacagina gerçekten inanabilir, disari çikmaktan korkar ve kendilerini eve kapatabilirler. Çevrede olup biten her seyi kendileri için yorumlarlar. TV’den, radyodan mesajlar aldiklarina, düsüncelerinin okundugu, yayinlandigi ve çalindigini iddia edebilirler.
· Sizofrenide çogu hasta sesler duyabilir. Bunlar genellikle olumsuz sözler, küfürler, komutlar, yaptigi eylemleri tanimlayici . seslerdir. Hastalar bu seslere cevap vererek karsilarinda biri varmis gibi konusurlar. Zaman zaman da gözlerinin önüne çesitli görüntüler geldigini ifade edebilirler.

Seyrini etkileyen faktörler nelerdir?
· Erken baslayan, sinsi ve yavas ilerleyen, baslamasi için bir sebep bulunmayan, ailesinde kalitimsal yüklülügü bulunan, hastalik öncesinde içine kapanik olan, bekar olan hastalarin seyri genellikle kötüdür.
· Hastalik öncesi kisinin sosyal becerileri gelismis durumda ise okul, aile ve mesleksel konularda iyi durumda ise hastaligin gidisi ve sonucu daha iyi olacaktir.
· Toplumda, ailede ve hastanin kendisinde beklentiler düzeyi yüksek oldugu oranda hastaligin seyri kötülesmektedir.
· Gelismekte olan ülkelerde sizofreni seyri gelismis ülkelere göre daha iyi bulunmustur.
· Hastaneye yatis sayisinin çok ve sürelerinin uzun olusu durumlarinda ve çok elestirici, hastaya asiri düskün ve karisan ailelerde seyir olumsuzdur.
· Hastalik derin uyum bozukluguna yol açacak niteliktedir. Beklenti seviyesi düsürülmedikçe hasta ve ailesi büyük stres altinda kalmaya devam edecektir. Bu da seyri olumsuz etkileyebilmektedir.
· Tedaviye düzenli devam eden, aileleri yakin isbirligi . kuran ve sürdüren hastalarda seyir daha iyi görünmektedir.
 

Sizofreni nasil tedavi edilir?
Hekim kontrolünde düzenli ve uzun süreli ilaç tedavisi esastir. Burada kullanilan ilaçlara antipsikotik ilaçlar denmektedir. Son yillarda hizla artan ilaçlarla bu hastalara eskisinden çok faydali olunmaktadir. Bu ilaçlar bagimlilik yapmayan ve hastanin tedavisini saglayan ilaçlardir. Ilaçlarin uyusturdugu endisesi, . bu ilaçlarin uyusturucu oldugundan degil, daha ziyade yan etkilerinden kaynaklanmaktadir. Ilaç tedavisi her gün agiz yolu ile alinacak ilaçlarla yapilabildigi gibi, özellikle ilaç uyumu saglikli olmayan hastalarda bir-dört haftada uygulanacak depo (uzun etkili) ignelerle de yapilabilir. Tedavinin etkili olmaya baslamasi için yaklasik iki haftalik süre gereklidir. Bu ilaçlar hastalik belirtilerini çogu zaman kontrol altina alabilmekte ve kisinin insan iliskilerini, sosyal ve mesleksel aktivitelerini düzeltebilmektedir. Ayrica nükslere bagli hastane yatislarini da oldukça azaltabilmektedir.

Ilaçlarin yan etkileri vardir!
Ilaç tedavisi sirasinda hem ilaçlarin etkinligi hem de yan etkiler açisindan hastalar yakin sekilde izlenmelidir. Özellikle nörolojik denen yan etkileri hastalari oldukça rahatsiz etmektedir. Bunlardan sik rastlananlar; boyunda kasilma, gözlerde kayma, kisinin “robot gibi” olmasi, titreme, durdugu yerde duramama, huzursuzluk sayilabilir. Çok uzun süreli kullanim sirasinda özellikle agiz çevresinde istemsiz hareketler ortaya çikabilir ve bu durum kalici olabilir. Bu yan etkiler ilacin degistirilmesini gerektirebilirler. Ayrica agiz kurulugu ve görme bulanikligi gibi yan etkiler de çok rahatsiz edicidir. Bu konuda hasta ve yakinlarinin bilgilendirilmesi gereklidir. Sik kullanilan “Akineton” ilaci ise tedavi amaci ile degil, ilaçlarin yan etkileri için kullanilan bir ilaçtir. Özellikle hanimlarda memeden süt gelmesi ve adet kesilme problemleri gibi hormonal yan etkilere sebep olabilirler.

Yeni ilaçlarin özelligi nedir?
Son yillarda kullanima giren yeni ilaçlar, yan etkileri açisindan kullanimi ve ilaç uyumunu oldukça rahatlatmistir. “Atipik antipsikotikler” denen bu ilaçlar daha az yan etkiye sahip olmakta, daha az ilaç uyum sorunu dogurmakta ve yasam kalitesini arttirmaktadir. Ancak çok pahali olma gibi dezavantajlara sahiptirler.

Ilaç kullanmama halinde ne yapilir?
Ilaç kullanmayi reddetme sik karsilasilan önemli bir sorundur. Hastalar, genellikle hastaliklarini kabul etmedikleri için ilaç kullanmak istemezler. Ilaç reddi çogu zaman yan etkilerden dolayi olur. Ancak bu böyle degilse, hastalik döneminin baslamasi açisindan uyanik olmalidir. Açik hastalik belirtileri yasayan bir hasta, ilaç kullanmayi kabul etmiyor ve hekime gitmek istemiyorsa hastaneye yatirilmasi gereklidir. Bu hastalar, eskiden hastanelerde uzun süre yatarlardi. “Depo hastaneleri” ortaya çikmisti. Uzun dönemler hastanenin kapali ortamlarinda kalirlardi. Artik bu anlayis tamamen degismistir. Birkaç haftalik bir tedaviden sonra hasta toparlanir toparlanmaz tedavisi düzenlenerek kendi ortamina gönderilmektedir.

Hocalara okutmak, muska yazdirmak fayda saglar mi?
Çok sik karsilasilan tedavi hatalarindan biri de bu hastalarin hocalara götürülmesi ya da muskalarla tedavi edilmeye çalisilmasidir. Herkes inançlari dogrultusunda çareler arayabilir. Ancak sizofreni bir beyin hastaligidir ve bu tür tedavi arayislari hastaya zaman kaybettirmekte ve hastaligin kroniklesmesine sebep olabilmektedir. Böylece de faydali olunabilecek hastalara kroniklesmektedir.

Ilaç tek tedavi midir?
Ilaç tedavisi mutlaka gereklidir. Ancak bazi hastalik tablolari elektrosok tedavisinden de çok yarar saglayabilirler. Hastalik belirtileri kontrol altina alindiktan sonra grup tedavileri, çesitli davranisçi tedaviler, destekleyici yöndeki yaklasimlardan yararlinabilir. Bu tedavilerden ilacini düzenli alan hastalar faydalanabilmektedir. Kisinin iç dünyasindaki karisikligi düzeltecek, toplum içindeki yalnizligini kaldiracak, kaybetmekte oldugu yetenek ve becerilerini yeniden kazandiracak, bozulmus iletisimi yeniden kurabilmesine imkan verecek tedavi yaklasimlarinin kullanilmasi gereklidir.

Ekleyen: Saglik Sifali - 03.01.2012 - 37906 Okuma - 0 Yorum
« Önceki
Bu Yazıyı Facebook'ta paylaş
Sonraki »
s
Ruh Sagligi
Testosteronu Az Olan Erk
Testosteronu Az Olan Erk
Ruh Halinizi Beslenerek D
Panik Atak Belirtileri Ve
Okul Fobisi
Kronik Ruh Hastaliklari P
Dogum Sonrasi Psikoloji V
Balik Ve Depresyon
Tüm Ruh Sagligi

 
 
Copyright © 2007 saglik.sevdamisali.net Her Hakkı Saklıdır. BuSrA & KaaN | Bilği Arşivi | Bize Ulaşın
Tarot Falıma Bak
Dantel Örgü Lif Modelleri Ödev Kapakları Oktay Usta Yemek Tarifleri [Dantel Örgü Modelleri Oya] Araba Yarışı Oyunları[Fikra Diyari][1] [2] [3] [5] [6] [7] [8] Örğü Örğü SevDA Hikayeleri

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS! [2012 Saç Modelleri] Dostlarimiz: 

||||Gizlilik Politikası|||| Sağlık Bilgileri