Kanser: Tedavi Prensipleri - Kanser - saglik,arsiv,estetik,güzellik,makyaj,moda,güzeller,sex,cinsellik,mankenler,bebek,çocuk bakımı,hamilelik,hastaneler,hastalıklar,ergenlik,sivilce,lohusa,kızlık zarı,sperm,doktor,cocuk bakımı,annelik,kalpde ritim bozukluğu,böbrek üstü,böbrek taşı,taş düşürme,böbrek iltihabı,kalp hastalıklardan korunma,tıkanan kalp damarlarını nasıl açılır,böbrek iflası,kalp hastalığına doğal çözüm,kalp ile ilgili bilgiler,kalp ameliyatı,kalp hastalığının bitkisel tedavisi varmı,kalp hastalıkları,kalp damar tıkanıkları,böbrek,yararlı yiyecekler,kalp krizi nasıl olur,kalp krizini nasıl önlenir,kalp çarpıntısı,böbrekte büyüme,kekemelik,kekemelik hastalığı neden kaynaklanır,böbrek hastalıkları,kekemeliğin bitkisel tedavisi,kekemelik nasıl tedavi edilir,tedavisi,gözün kornea tabakası, böbrek ağrısı,çocuklarda kekemelik,böbrek nakli,kekemelik hakkında bilgi, böbrek ameliyatı.- .::Sağlık Arşivi::.
 

Sitede Ara Webde Ara
TamameneciplakaerkekÃÃ
Vajina IltihabÃÃ
Vajina Iltihabâ€~1¤
BOÃâ€~~A
Kar 0†1¤7†1Ã
Tüm Arananlar
 
 
 
Kanser

Kanser: Tedavi Prensipleri

Hazirlayan: Doç Dr. N. Süleyman Özyalçin
Algoloji Bilim Dali,
istanbul Üniversitesi istanbul Tip Fakültesi Anesaaaiyoloji AD

Kanser Agrisi Kontrolünde Strateji
Kanserde agri tedavisinin amaci, hasta açisindan yeterli bir analjezi saglayip; hastanin olabildigince aktif ve kaliteli yasam sürmesine katkida bulunmaktadir. Kanser hastasina yaklasim çok önemlidir. Öncelikle hekimler ve hasta yakinlari bir takim olarak isbirligi içinde hastaya yaklasmalidirlar. Hastaya karsi anlayisli olunmali yalniz birakilmamalidir. Gereginde profesyonel psikolojik destek saglanmalidir. Hastanin onkolojik açidan degerlendirilmesi yapilmali, hastaliga yönelik gerekli tedavileri uygulanirken agri kontrolü de saglanmalidir. Kanser agrisinin dogru ve yerinde degerlendirilmesi hasta için hayati ilk basamaktir. Kansere bagli özgün agri sendromlarini tanimak, bunlarin altinda yatan mekanizmalari anlamak her zaman yeterli olmamaktadir. Degerlendirmede fiziksel problemi anlamakla kalmayip, psikolojik, sosyal ve duygusal bilesenleri de anlamak gerekmektedir.

Kanser agrisinda uygulanan tedavi stratejisi Dünya Saglik Teskilati (WHO) tarafindan ayrintili olarak belirlenmistir. Analjezik ilaç uygulamasinda â??merdiven sistemiâ?? adi verilen bu stratejiye göre basit analjeziklerle baslayarak daha karmasik yöntemlere geçilmektedir.

Bu sistem hastadan hastaya ve agrinin yerine göre farklilik göstermekle birlikte bütün hastalarda uygulanabilir. Hastaya uygulanacak yöntemlerin amaçlari:

1. Agrisiz uyku süresini uzatmak.
2. istirahat halinde agri hissetirmemek.
3. Ayakta veya hareket halinde iken hastanin agri duymamasini saglamak olarak özetlenebilir.

ilk yaklasim, kemoterapi, radyoterapi, cerrahi gibi kanser tedavi yöntemlerinin uygulanmasidir. Ancak bu arada agri kontrolüne . yönelik ilaç uygulamasinda ve diger semptomatik tedavinin baslamasinda bir sakinca yoktur. Hatta agri kontrol yöntemlerinin uygulanmasi sözü edilen tedavi yöntemleri için uygun bir ortam hazirlamaktadir.

Kanser Agrisi ve analjezik ilaç kullanimi
ideal bir analjezikte bulunmasi gereken özellikler;
· Oral yoldan kullanildiginda etkili olabilmesi
· Yeterli analjezik etkiye sahip olmasi
· Tolerans . ve addiksiyon yapmamasi
· Yüksek merkezlerde spesifik etki göstermesi ve
· Antidotunun bulunmasi olarak özetlenebilir. Ancak günümüzde kullanilan analjeziklerin hiçbiri bu ideal özelliklere sahip degildir. Bu nedenle dogru analjezik seçiminde; ilacin farmakolojik özellikleri, agrinin siddeti ve hastanin psikososyal özellikleri göz önünde bulundurulmalidir. Analjeziklerin dogru seçiminin yani sira kullanimi ile ilgili ilkeler de bilinmeli ve bu ajanlar dogru kullanilmalidir.

Analjezik kullanim ilkeleri:
Analjezik kullaniminin temel kurallari su maddeleri içerir:
· Analjezik dozu her hasta için ayri düzenlenir.
· Düzenli araliklarla ve agri baslamadan verilir.
· Öncelikle oral yoldan verilmeleri tercih edilir.
· Merdiven sistemine uyularak degistirilmelidir.

Bu ilkeleri biraz daha detayli açiklayalim;

Analjezik dozu hastaya göre ayarlanir:
Analjeziklerin etki dozu hastadan hastaya farklilik gösterir. Ayrica agrinin niteligi ve siddeti verilen analjezigin etkinligini önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle analjezik dozu her hasta için ayri ayri belirlenmelidir. Analjezik dozu ayarlanirken dikkat edilmesi gereken diger önemli bir nokta da ne gerektiginden az ne de fazla ilaç vermektir. ilaç gerektiginden az dozda verilirse analjezik etki yetersiz; fazla verildiginde ise toksik doza çikilmis olur. Bu nedenle etkin dozun saptanmasi gereklidir. Özellikle opioid ilaçlar yüksek dozda verildiginde agir sedasyon ortaya çikmaktadir. Uygun doz, yeterli analjezi saglayan fakat sedasyon meydana getirmeyen dozdur.

.Analjezikler belirli zaman araliklari ile verilmelidir.
Analjezikler diger ilaçlar gibi kanda belirli yarilanma süresine sahiptirler. Bu nedenle etki süreleri belirlidir. Birçok hekim tarafindan analjezikler yemek saatlerine göre verilmektedir. Sabah kahvaltisi ile ögle yemegi arasi ortalama 4-5 saattir. Ögle yemegi ve aksam yemegi arasi 8 saat civarindadir. Sabaha kadar geçen süre ise 12 saati bulmaktadir. Böylece analjeziklerin yemek saatlerine göre verilmesinin ne denli yanlis oldugunu göstermektedir. Analjezikler belirli zaman araliklari ile verildiginde çogu kez yeterli analjezi elde edilebilmektedir.

Analjezikler agri baslamadan verilmelidir.
Yukarida belirtildigi gibi analjezikler belirli yarilanma süresine sahip ilaçlardir. Çogu kez analjezikler agri yeniden baslayip dayanilmaz hale geldiginde verilmektedir. Bu da analjezik tedaviye her seferinde yeniden, sifir noktasindan baslanilmasi anlamina gelmektedir. Antihipertansif ya da antidiabetik tedavide ancak süreli ilaç kullanimiyla belirli bir regülasyon saglanmaktadr. Ayni durum analjezikler için de geçerli olup analjezikler agri baslamadan önce verilmelidir. Analjeziklerin uygulama yolunun özellikleri de önemlidir. Örnegin oral kullanim tercih edilmisse, oral yoldan verilen bir anajezigin absorbe edilip etkin hale gelebilmesi bir saate yakin bir süre alir. Bu nedenle analjezigin etki süresi saptandiktan sonra yeniden verilirken bu sürenin hesaba katilmasi gerekir. Örnegin, bir analjezik 9 saat etkili ise her sekiz saatte bir verilmesi gerekir.

Analjezik kullaniminda önce oral yol tercih edilmelidir.
Diger yollar ancak oral yol etkili olmadigi ya da etkisini yitirdigi takdirde seçilmelidir. Ancak oral yol tercih edilirken analjezik ilaçlarin yan etkileri ve özellikle sedasyon dikkate alinmalidir. sAnaljezik kullanim ilkeleri tüm kronik agri sendromlari için geçerli olmakla birlikte, özellikle kanser agrilarinda kullaniminda bu ilkeler çok daha büyük öneme sahiptirler.

Kanser agrilarinin tedavisinde kullanilan ilaç ve yöntemlerle agri ile basa çikmada büyük ölçüde basari beklenirse de, özellikle opioid tipi, diger deyisle morfin ve benzeri analjeziklerin bagimlilik yapici özelliklerinden kaynaklanan korku nedeniyle yeteri kadar yararlanilamamaktadir. Kanser agrisinda uygulanan tedavi stratejisi Dünya Saglik Teskilati (WHO) tarafindan ayrintili olarak belirlenmistir. Merdiven sistemi adi verilen bu stratejiye göre basit analjeziklerle baslayarak daha karmasik yöntemlere geçilmektedir (Sekil1).

Bu sistem hastadan hastaya ve agrinin yerine göre farklilik göstermekle birlikte bütün hastalarda uygulanabilir. ilk basamakta aspirin, parasetamol ve diger nonsteroidler gibi nonopioid ajanlar yeterli olacaktir. Agri siddetlendiginde bu ilaçlar yetersiz hale gelir. O zaman bu ajanlara ek olarak kodein, tramadol gibi zayif opioidlerin verilmesi gereklidir. NSAii larin, özellikle prostaglandin senaaaini arttirici kemik :-):-):-):-)stazlarinda etkili oldugu, ileri sürelmektedir.

ikinci basamak ilaçlarinin verilmesine ragmen agrisi süren veya siddetlenen hastalarda güçlü opioidlerden morfin ve benzeri opioidlere geçilmesi gereklidir. Opioid ve
nonopioid ilaçlarin yanisira çesitli adjuvanlarin da kullanilmasinda yarar vardir. Sekonder analjezik adi verilen bu ajanlarin basinda trisiklik antidepresanlar gelmektedir. Ayrica kortikosteroidlerin, antikonvülsanlarin, oral lokal anesaaaiklerin (meksilitin), kalsitoninin özellikle kanserli hastalarda adjuvan olarak kullanilmasinda yarar vardir.

Analjezik verilirken hastanin agrisini kontrol altina almak esastir. Ancak agriyi kontrol ederken hastanin aktivetisinin de gözönüne alinmasi gerekir. Özellikle oral opioidler kullanilirken bu ilkenin akildan çikarilmamasi gerekir. Siklikla yapilan bir yanlis, agriyi kontrol altina alma amaci ile oral opioidlerin çok yüksek dozda kullanilmasi ve . bunun sonucu hastanin agrisini kontrol ederken hastanin aktivitesini tümüyle yitirmesidir. Analjeziklerin bu sekilde kullanimi yanlistir. Analjezik verilirken hastanin fizyolojik düzeninin korunmasi gerekir. Yani hasta gece uyumali, gündüz uyanik kalmalidir.

Agrinin nedeni ve mekanizmasi kullanilacak ilaçlarin belirlenmesinde önemli rol oynar. Yukarida da belirtildigi gibi kemik :-):-):-):-)stazlarinda prostaglandin senaaai inhibitörü nonsteroid antiinflamatuarlar etkili olurlar. Buna karsin bir sinir ya da medulla spinalis hasari sonucu ortaya çikan yanma tarzindaki deaferentasyon agrilarinda analjezikler etkili olmamaktadir. Bu tip agrilarda trisiklik antidepresan ve flufenazin kombinasyonlari daha etkili olmaktadir. Sinir basisina bagli agrilarda kortikosteroidler de yararlidir.

Analjezik ilaç kullaniminda dikkat edilecek bir diger önemli nokta ise hastanin yasidir. Yasli hastalarda ve çocuklarda bu konuda özel dikkat edilecek nioktalar ve doz ayarlamalari göz önünde bulundurulmalidir.

Analjezikler yukaridaki ilkeler gözönüne alinarak kullanildiginda çogu kez etkili olmaktadir. WHO’nun analjezik basamak uygulamasinin basarili olamadigi %3 ile % 10 hastanin agri kontrolü için yeni basamak önerileri bulunmaktadir. Bu basamaklar spinal opioid uygulamalari ve sinir bloklari . basta olmak üzere girisimsel agri kontrolü yöntemlerini içerir. Sonuç olarak; analjezikler kullanilmadan önce agrilar, titizlikle irdelenmeli, ve degerlendirilmeli, tedavi stratejisi belirlenmeli, uygun analjezik ve yardimci ilaçlar seçilerek tedavi düzenlenmelidir. En önemlisi de hastanin ve tedaviye yanitinin yakin takibi yapilmalidir. Analjezikleri kullanirken bu ajanlarin tüm farmakolojik etkilerinin, yan etkilerinin iyi bilinmesi gereklidir.

Spinal opioid uygulamalari
Spinal opioid uygulamasinda dikkat edilecek en önemli nokta hasta seçimi kriterlerine uygunluktur. Daha önce uygulanan tibbi tedaviye ve daha az invazif uygulamalara yanitsiz olan hastalar, oral opioid kullanimi yetersiz olanlar veya kullanilan yüksek doz ilaç nedeniyle olusan yan etkileri tolere edemeyen hastalar spinal opioid uygulamasi için aday olabilir. Ancak bu hastalarin psikiyatrik degerlendirmeleri yapilmis olmalidir. Buna göre hastalar, ilaç veya alkol bagimlisi olmamali ve hastalarin aktif psikoz, ciddi depresyon, somatizasyon gibi major psikiyatrik bir rahatsizligi bulunmamalidir. Bu kriterlere uygun olan hastalarda geçici olarak sistemik veya spinal opioid uygulanir. Spinal opioid uygulamasi nöropatik agrilarda etkili olmayabilir. Kalici sistem . öncesi, geçici kateterizasyon ile spinal opioid uygulanmasi böyle bir durumda yöntemin etkili olup olmayacagini ortaya koyacaktir. Bu uygulamaya basarili yanit alinmasi halinde, bu hastalara kalici sistem yerlestirilir.

Kalici sistemler epidural veya intratekal olarak uygulanabilir. Rezervuarli port sistemli cihazlarin, genellikle epidural yerlesimi tercih edilir. Bu sistemlerle epidural alana daha yüksek volümde (5 â?? 10 ml) ilaç enjeksiyonu yapilabilir. Ayrica lokal anesaaaik opioid karisimi enjeksiyonu gibi uygulamalar epidural yoldan daha güvenli olarak kullanilabilir. Ancak epidural uygulamada dermatomal analjezi, fibrozis olusumu gibi sorunlar olabilir. Manüel, basinçli veya elektronik pompali cihazlarin ise intratekal kullanimi uygundur. Bu yolla düsük volümle dahi (0.1 â?? 2 ml) genis alanda analjezi saglanir. Bu uygulamalarin en belirgin klinik üstünlügü doz tasarrufu saglanmasidir. Buna göre örnegin, 300 mg oral morfin kullanimi, 100 mg parental morfine, 10 mg epidural morfine ve 1 mg intratekal morfine esit analjezi saglar. Ancak yönteme ait ve ilaça ait çesitli yan etkiler bulunmaktadir. Bunlarin en ciddisi erken veya geç olusabilen solunum depresyonudur.

Sinir bloklari
Somatik ve sempatik bloklar uygulanabilir. Tüm kalici bloklardan önce hastaya 2 veya 3 kez geçici blok uygulanmali ve sonucun degerlendirilmesine göre kalici bloga karar verilmelidir.

Somatik blok uygulamalari santral olarak (epidural, supdural ve intratekal nörolitik uygulamalari) veya periferik sinirler üzerine uygulanabilir. Her blok uygulamasinin kendine özgü endikasyon ve yan etkisi vardir.

Kanser agrisi kontrolünde uygulanan sempatik sinir bloklari; stellat ganglion, torakal sempatik ganglion, splanknik pleksus, çölyak ganglion, lumbar sempatik zincir, süperior hipogastrik pleksus ve impar ganglion blogudur. Prognostik blok sonrasi gerçeklestirilen bu kalici sempatik blok uygulamalari, genellikler kansere bagli bazi agri sendromlarinda (Pancoast tümörü, pankreas tümörü, pelvik alan tümörü agrilarinda) oldukça etkili ve güvenli yöntemlerdir.

Nörosirurjik yöntemler
Kordotomi, myelotomi, hipofizektomi, intraserebroventriküler kateterizasyon gibi girisimler de kanser agrisi kontrolünde kullanilmaktadir.

Kanserde agri kontrolü için önerileri özetleyecek olursak:

Özgün ve iyi tanidiginiz bir ilaçla baslayin
Uygulama yolunu hastanin gereksinimine göre ayarlayin
ilk doz titrasyonundan sonra düzenli uygulama önerin
ilaç kombinasyonu önererek analjezik etkiyi artirin
Sedasyonu artiran analjezik kombinasyonlarindan kaçinin
Yan etkileri bilin ve koruyucu tedavi önerin
Tolerans gelisimini izleyin ve alternatif tedaviye geçin
Doz asimindan kaçinin
Yukarida sözünü ettigimiz anlayis, yaklasim, kullana geldigimiz ilaçlar ve yöntemlere karsin günümüzde özellikle gelismekte olan ülkelerde kanser agrisi tam olarak tedavi edilememektedir. Dünya Saglik Örgütü . (WHO) çesitli ülkelerden topladigi bilgileri degerlendirdiginde kanser agrisinin günümüzde neden tam olarak tedavi edilemedigine yönelik çesitli nedenler saptamistir:
* Kanser agrisina yönelik tedaviye ve palyatif bakima yönelik ulusal bir politikanin bulunmamasi,
* Birçok kanser agrisinin dinebilecegine dair saglik çalisanlarinin, politikacilarin, yöneticilerin yeterince bilinçli olmamasi,
* Saglik hizmeti sunum sistemlerinin ve personelin maddi kaynak kisitlamasi,
* Opioidlerin kullaniminin psikolojik bagimlilik ve ilaç kullanimina yol açma kaygisi,
* Opioid analjeziklerin kullaniminin kanuni kisitlamasi

Bu sorunlar ile bas edilmesinde anahtar olmak üzere WHO stratejik bir yol belirlemistir. Kanuni otorite klinisyenler, hemsireler ve eczacilar opioidlerin gereksinim duyan hastalara önerme, dagitma ve uygulama hakkina kanunen sahip . olmalidirlar. Bu islemler sirasinda uygun bir sekilde kayit tutulmalidir. Uygun kayit tutma ve güvenilirlik gereklilikleri saglik çalisanlarini bu isten sogutmayacak düzeyde olmalidir. Opioidler ulasabilecekleri kadar çok kanser hastasina uygun yerlerde bulunmalidir.

Gelismekte olan ülkelerde oldugu gibi ülkemizde de kanser agrisi tam olarak tedavi edilememektedir. Bu nedenle öncelikle kamuoyunun olusturulmasi için birçok . tibbi kurulusun ve toplulugun sorumluluk yüklenerek, bu konuda özellikle hekimlerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Ekleyen: Saglik Sifali - 03.01.2012 - 215365 Okuma - 0 Yorum
« Önceki
Bu Yazıyı Facebook'ta paylaş
Sonraki »
Kanser
Antioksidan Destegi Kadi
Elma Kabugu Kanseri Enge
Kanser Riskini Mandalina
Kanser Tedavisinde Tamam
Kanser Ve Sismanlik
Kanserden Korunmak Elini
Kanserden Korunmaya Nele
Kanserin Ilaci Tütün
Kanserli Hücre Nasil Anl
Kanserli Hücreler Nasil
Kimya Uzmani Kanserli Hü
Sarapta Kanser Riski
Testis Kanseri Erkek Yum
Yutma Güçlügü Disfaji Ye
Aci Biber Kansere Karsi
Akciger Kanseri - Tedavi
Akciger Kanseri
Bas Ve Boyun Kanseri
Bira IÇenlerde Kanser Da
Kanser: Tedavi Prensiple
Tüm Kanser

 
 
Copyright © 2007 saglik.sevdamisali.net Her Hakkı Saklıdır. BuSrA & KaaN | Bilği Arşivi | Bize Ulaşın
Dostlarimiz: 
||||Gizlilik Politikası|||| Sağlık Bilgileri